fatmahale
22 Takipçi | 0 Takip
03 08 2011

Nicedir dertliyim

      Bir avuç toprağım ben Bağrı yanık, Susuzluktan kavrulan Ana olan Yurt olan Temizleyen Öylece durağan, kımıldayamayan Durmak zorunda olan Bir avuç toprak Güçlü olduğum yerler var Ateşten korkmam Hiçbir ateş beni yakamaz Onu ben söndürürüm Ateş beni sevmez Ben onu hiç sevmem   Yine de aczim büyük Gözlerim gökyüzünde Yağmurda, güneşte Güneşsiz ve yağmursuz öksüzüm, anlamsızım…   Nicedir dertliyim Pek dertliyim Derunumda derdim Kimsenin anlayamayacağı hasret içindeyim Kabım dar, kapağı sıkı Öfkem çok, hiddetim büyük Ya tüm gücümle kabımı kıracağım Ya da kapağı fırlatıp atacağım     Topraklığa baş kaldırdı benim ruhum Fırtınaya tutuldu benim ruhum Bedeninden yoruldu Güneşin lütfunu, Yağmurun keyfini beklemekten yoruldu Beklentilerin bakışlarından Hainlerin tuzaklarından İki değil, bin yüzlü mahluklardan Yoruldu da ruhum Toprak bedenine isyan etmede… Ruhum kabına sığamaz oldu Darlardayım…   Nicedir Gidesim var Ötelere… Çok ötelere gidesim var Rüzgara denk düşesim var Sulara denk düşesim var Konmadan göçesim var… Uçasım var, akasım var   Nicedir rüzgar olasım var Savuran, sert esen Nicedir su olasım var Durgun su değil Akan Coşku ile akan Deli deli çağlayan Taşlara kafa tutan Süratle akan, akyanusa kavuşan   Nicedir; nefes olasım var Bir neyin içinde inleyip Gönülleri yakasım var   Nicedir; tek olan, bir olan dost... Devamı

29 07 2011

Evlerimize Dönelim Artık

     Şebnem dergisinin Ağustos 2011 tarihli 78. sayısında yayınlanan yazım   Evlerimize Dönelim Artık Fatma Hale Liman   Devamı

14 07 2011

Harabeler, virane gönüller

  Harap bir evin kapısından içeri giriyorum Zorlamama gerek yok, kapı kendiliğinden açılıyor Saklanacak bir şey yok çünkü Kıymetli bir eşya da yok. Hırsız neyi çalsın ki deyip açık bırakılmış kapısı Yabani sararmış otlar, örümcek ağları, yıkık duvarlar Yıkılmaya yüz tutanlardan da düşen sıvalar, Camlar kırılmış, pencerelerden rüzgar fısıldamakta Kediler dolaşıyor sağda solda Ahşap merdivenler tahtakurularına yem olmakta… Kuşlar yok, avluda kurumaya yüz tutmuş ağaçta Mahzun, yalnız ve harap...   Terk edilen bir kalp; seveni tarafından terk edilen bir kalp de böyle mi olur? Yıkık dökük bir kapısı mı vardır? İteklesen hemen içeri girilir mi? İzzetli insanlar, sahipsiz yerlerde gezmezler Ya da "buyur" edilmeden girmezler... Ya harami tabiatlılar? İşte onlar kol gezerler, virane gönüllerin odalarında "Yaralı bir kalp içeriye giren çıkana dikkat eder mi?" Çok zor; dikkat edemez Hatta iyinin kötünün ayrımını bile yapamaz O kadar harabe ki; kimlikleri sorgulayamaz   Dua etmeli ki; kötü niyetli hiç kimse o kapıya gelmesin Dua etmeli ki; gönül yıkık harabe bile olsa Kapısı kırık bile olsa O kırık kapıyı kalın zincirler kapatsın İçerde sadece kediler gezsin Kuşlar neşeli varlıklardır, pek bulunmasalar da Gönül sahibi yaralarını sarana kadar o kapı kapalı kalsın… Gönül çelen, fırsatçı varlıklar, viranelerde hoyratça gezip de Bir gece vakti, şuursuzca, kalan harabeyi ateşe vermesin.   Ya da dua etmeli ki; o viraneyi tamir edecek bir gönülle karşılaşsın Kendini o gönlün tamir eden ellerine bıraksın “Kendisi tamir et... Devamı

09 07 2011

Kızıma ithaftır; Yalnız zamanlarımın kahramanı

  Şu aralar çok hassas zamanlardayım Kah nefes almakta güçlük çekiyorum Kah daralıyorum Çok yoruluyorum Çok halsiz oluyorum Tek kelime konuşmak istemediğim zamanlar pek çok oluyor Kırk derece sıcakta göreve gitmem gerekiyor, o da tansiyonumu düşürüyor Tek yaprak oynamıyor sıcaktan Çarpıntılarım oluyor, bayılacakmışım gibi geliyor Sebebe bağlı sıkıntılar bunlar biliyorum Allah’ın izniyle Ramazan ayının sonlarına doğru bitecekler İnş. Güzel bir sonuç ile bitecekler Ama insan olmanın zayıflığı var ya O zorlaştırıyor yaşamı bana   Kendimi çok huzursuz hissettiğim zamanlar oluyor Gurbette ve yalnız… Gerçi bu gurbette olma duygusu hiç tükenmiyor Anlaşılamadığımı biliyorum Çünkü ben anlaşılmak için gayret sarfetmiyorum Halimi anlatmak bana zül geliyor Herkes anladığı ile kalsın Kim ne isterse onu düşünsün Şems gibi olasım geliyor Tek derdim Hak olsun Kimin ne dediği, ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmesin Gerisi umurum olmasın Her yeri yıkıp devirsinler Dönüp bir kez bakmayayım Olacak olan olur Olanın tasasında olmayayım Olmayanın kederi beni ilgilendirmesin Şu aralar bunlar temennide kalmakta Temenniler gerçekleşir bilirim yürek kavi olsa   Yüreği kavi etmeli şimdi Bu da temenni tabiki, şu an buna gücüm yetmiyor     Tüm bu sıkıntılarla boğuşurken her an kızım yanımda Kah elinde su bardağı : “anne bir bardak su iç, birazdan kendine gelirsin” Kah bir ayran tası ile: “ sana da kardeşime de iyi gelecek hadi lütfen bir yudum al” Rengim uçsa elinde kolonya Dalgınlaşsam, şakalarla G&u... Devamı

01 07 2011

Müslüman muhacirdir

    Müslüman Muhâcirdir Fatma Hale Liman     Şebnem dergisinin Temmuz 2011 tarihli 77. sayısında yayınlanan yazım   Devamı

17 05 2011

Farkındayım

Gizli saklı   Bir gizlilik, bir gizemdir gidiyor Sessiz sedasız duvar diplerindesin Yüzünü örtmüş,  bağlamışsın iyice Bilmem ki şimdi neyin peşindesin     Sıkılmak   Monotonluk, ruh kenesi haklısın Marjinal ol, farklı ol, sen bilirsin Tüm bunlar pekiyi, pek güzel de Kaybettim ben, sahici sen nerdesin     Sıradan   Sıradanlık, ilhamın gardiyanı Bunu benden iyi kimse bilemez Neden dersen; günlerdir kabuğumda Kilitlendim, bir pencere bulunmaz (F.H.L.) Devamı

29 04 2011

İnsan, Tek Bir Defa Ölecek

     Şebnem Dergisinin Mayıs 2011 tarihli 75. sayısında yayınlanan yazım   İnsan, Tek Bir Defa Ölecek Fatma Hale Liman       Devamı

30 03 2011

En Sonunda Elimde Kalan İlmihal Oldu

     ŞEBNEM DERGİSİNİN NİSAN 2011 TARİHLİ 74. SAYISINDA YAYINLANAN YAZIM   En Sonunda Elimde Kalan İlmihâl Oldu Fatma Hale Liman   Devamı

16 03 2011

Canımın ta içisin sen

Söyle naz mı bu kaş çatış Benden uzaklara kaçış Sensiz baharım olur kış Canımın ta içisin sen Nasıl severim bir bilsen Dargınlığı sen çıkardın Dilimden hiç düşmez adın Beni üzmek mi maksadın Canımın ta içisin sen Nasıl severim bir bilsen Sana fedadır canım bak Kaçma benden bucak bucak Pişman olursun çabucak Canımın ta içisin sen Nasıl severim bir bilsen Söz - Müzik: Yusuf Nalkesen ... Devamı

16 03 2011

İçimde bir his var aşktan da üstün

Dolarken gönlüme bir tatlı hüzün Süsler hayalimi gül renkli yüzün Seni sevmek bile yetmiyor bana İçimde bir his var aşktan da üstün Gözlerim doymuyor seni görmeye Bir ömür yeter mi seni sevmeye Kapadım kalbimi sensiz her şeye İçimde bir his var aşktan da üstün Devamı

01 03 2011

Hizmet dertlilerinin derdini artır Ya Rabbi!

    Şebnem dergisi Mart 2011 tarihli 73. sayısında yayınlanan yazımız   Hizmet Dertlilerinin Derdini Artır, Yâ Rabbî! Fatma Hale Liman Devamı

01 02 2011

Nebevi bir gün

  Şebnem dergisi Şubat 2011 tarihli 72. sayısında yayınlanan yazımız Nebevî Bir Gün Fatma Hale Liman Devamı

30 12 2010

Şükreden sadece kendisi için şükreder

       Şebnem dergisi Ocak 2011 tarihli 71. sayısında yayınlanan yazım   Şükreden, Sadece Kendisi İçin Şükreder Fatma Hale Liman Devamı

30 12 2010

Tek Hece Aşk

TEK HECE AŞK Var mı beni içinizde tanıyan Yaşanmadan çözülmeyen sır benim Kalmasa da şöhretimi duymayan Kimliğimi tarif etmek zor benim Bülbül benim lisanımla ötüştü Bir gül için can evinden tutuştu Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü Yangınımı söndürmedi kar benim Niceler sultandı, kraldı, şahtı Benimle değişti talihi, bahtı Yerle bir eyledim taç ile tahtı Akıl almaz hünerlerim var benim Kamil iken cahil ettim alimi Vahşi iken yahşi ettim zalimi Yavuz iken zebun ettim Selimi Her oyunu bozan gizli zor benim Yeryüzünde ben ürettim veremi Lokman Hekim bulamadı çaremi Aslı için kül eyledim Keremi İbrahim’in atıldığı kor benim Sebep bazı Leyla bazı Şirindi Hatırım için yüce dağlar delindi Bilek gücüm Ferhat ile bilindi Kuvvet benim, kudret benim, fer benim İlahimle Mevlana’yı döndürdüm Yunusumla öfkeleri dindirdim Günahımla çok ocaklar söndürdüm Mevladanım hayır benim, şer benim Benim için yaratıldı Muhammed Benim için yağdırıldı o rahmet Evliyanın sözündeki muhabbet Enbiyanın yüzündeki nur benim Kimsesizim hısmım da yok hasmımda Görünmezim cismimde yok resmimde Dil üzmezim tek hece var ismimde Barınağım gönül denen yer benim BENİM ADIM AŞK !... Devamı

30 12 2010

İyi düşünün

    İyi Düşünün Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi? Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?     Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı? Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz? Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız? Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız? Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınız sıkıca tuttu mu hiç? Ve siz onu hiç kokladınız mı? Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?  Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl? Çimlere uzandığınız oldu mu? Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç? Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl? Kaç kez kuşlara yem attınız? Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı? Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz? Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı? Kaç kez mektup aldınız bu yıl? Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç? Kimseyle barıştınız mı bu yıl? Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz  bu yıl? İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?  Yayılın çimenlerin üzerine… Acele edin… Er veya geç… Çimenler yayılacak üzerinize… (can dündar) ... Devamı