fatmahale
22 Takipçi | 0 Takip
14 01 2010

Ben sanırdım...

Ben sanırdum âlem içre bana hiç yâr kalmadı Ben beni terk eyledim bildim ki ağyâr kalmadı Cümle eşyada göründüm hâr var gülzâr yok Hep gülistan oldu âlem şimdi hiç hâr kalmadı Gice gündüz zâr u efgân eyleyüp inlerdi dil Bilmezem noldu kesildi ah ile zâr kalmadı Gitdi kesret geldi vahdet oldu hâlvet dost ile Hep hak oldu cümle âlem şehr ü bâzar kalmadı Din,diyanet,adet ü şöhret kâmu vardı yele Ey niyazi noldu sende kâyd-ı dindar kalmadı Niyazi Mısri ... Devamı

14 01 2010

Allah! Hu!

  Tende cânım canda cânanımdır Allah hû diyen Dilde sırrım sırda sübhânımdır Allah hû diyen Dest-i kudretle yazılmış yüzüne âyât-ı Hak Gönlümün tahtında sultânımdır Allah hû diyen Cümle a'zâdan gelir zikr-i "ene'l-hak" narası Cism içinde zâr u efgânımdır Allah hû diyen Geceler tâ subh olunca inledir bu derd beni Derdimin içinde dermânımdır Allah hû diyen Yere göğe sığmayan bir müminin kalbindedir Katremin içinde ummânımdır Allah hû diyen Kisve-i tenden muarrâ seyr eder bu gökleri Raks uran abdâl-ı uryânımdır Allah hû diyen Her kişiye kendinden akreb olan dost zâtıdır Ey Niyâzi dilde mihmânımdır Allah hû diyen... Niyazi Mısri... Devamı

14 01 2010

Evvelimde dinmez idi âh-u efganım benim

Evvelimde dinmez idi âh-u efganım benim, Gece gündüz bilmez idi zâr-ı giryânım benim.   Düştü aşk ödü bu cânâ yaktı kül etti beni, Kül olunca yanmaz oldu nâr-ı sûzanım benim.   Hâr-u hâşâk-i enâniyet yanalı aşk ile, Arş-ü kürsîden geniş açıldı meydânım benim.   Ar-u nâmus şîşesin yerlere çalıp kırmadan, Vech-i Hak-kı olmadı yer yüzde seyrânım benim.   Râhat ile istedim vaslını kahretti bana, Derde düşüp ağlayınca güldü cânânım benim.   Top ile çevkânı sundu bana cânân lutfile, Bendedir amma görünmez top ile çevkânım benim.   Hayret ender hayrete şöyle düşürdü gönlümü, Şerh olunmaz bu dil ile şimdi hayrânım benim.   Âlem ol vech-i amâdır hayret andadır bana, Bu vücûdum aybın örttü mihr-i rahşânım benim.   İbtidâ azmeyleyince bu cihân iklimine, Bir libâsım yoğ idi kim örte uryânım benim.   Hep birer kaftan verildi dostlarıma hem bana, Anların dahi durur eskidi kaftânım benim.   Suya vardık anlar ile kapları doldurdular, Ben de vardım testimi mahvetti ummânım benim.   Derler imiş halka-i zikre girip dönmez niçün, Ben dönerdim lîk gözden mahfî devrânım benim.   Halk bir gez dönmeden ben nice devreyledim, Bilmediler devrimi yanımda yârânım benim.   Yâr ile ahdeyledim gâh dağılıp gâh cem olam, Tâh ezelbudur anınla ahd-ü peymânım benim.   Döndürür dâi... Devamı

14 01 2010

Zat-ı Hak'da Mahrem-i İrfan Olan Anlar Bizi

  Zât-ı Hak-ta mahrem-i irfân olan anlar bizi, İlm-i sırda bahr-ı bî-pâyân olan anlar bizi. Bu fenâ gülzârına bülbül olanlar anlamaz, Vech-i bâkî hüsnüne hayrân olan anlar bizi. Dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz, Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi. Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şâlımız, Varlığından soyunup üryân olan anlar bizi. Kahr-ü lûtfü şey’i vâhid bilmeyen çekti azab, Ol azabdan kurtulup sultân olan anlar bizi. Zâhidâ ayık dururken anlamazsın sen bizi, Cür’ayı sâfî içüp mestân olan anlar bizi. Ârifin herbir sözünü duymaya insân gerek, Bu cihânda sanmanız hayvân olan anlar bizi. Ey Niyâzî katremiz deryâya saldık biz bugün, Katre nice anlasın ummân olan anlar bizi. Halkı koyup lâ mekân ilinde menzil tutalı, Mısrıyâ şol canlara canân olan anlar bizi. Niyâzî-i Mısrî ... Devamı

12 01 2010

Cânını terk etmeden cânânı arzularsın

  Cânını terk etmeden cânânı arzularsın   Cânını terk etmeden cânânı arzularsın, Zünnârı kesmeden imânı arzularsın.   Şol uşacıklar gibi binersin ağaç ata, Çevkân ile topun yok meydânı arzularsın.   Karıncalar gibi sen ufak ufak yürürsün, Meleklerden ileru seyrânı arzularsın.   Topuğuna çıkmayan suyu deniz sanursun, Sen katreyi geçmeden ummânı arzularsın.   Var sen Niyâzî yürü atma okun ileri, Derdyile kul olmadan sultânı arzularsın. Niyâzî-i Mısrî ... Devamı

11 01 2010

Çün Sana gönlüm mübtela düştü

Çün Sana gönlüm mübtela düştü |  görsel 1

  Çün sana gönlüm mübtela düştü Derd ü gam bana aşina düştü Zühd ü takva’ya yar idim evvel Aşk ile benden hep cüda düştü Vaiz eydür gel aşkı terk eyle Bendeyim sabrım bi-vefa düştü Nice terk etsin aşkı şol aşık Ana karşı sen mehlika düştü Vechini görsem dağılır aklım Zülfün ana çün mukteda düştü Kim seni buldu,kendi yok oldu Vaslına ey dost can baha düştü Aşka uşşakın davet etmişsin Can kulağına ol seda düştü Bu Niyazi’nin hiç vücudunda Zerre komadı hep yaka düştü Niyâzî-i Mısrî      ... Devamı

11 01 2010

Bilmelisin ki...

Kemanı ağlatan adam Farid Farjad... Bu nasıl bir hissediştir ki keman kendini kaybediyor, Ruhunda ne fırtınalar kopuyor ki hüznü bu kadar güzel ifade edebiliyor. Din ile sanat birbirinden ayrılamaz çünkü her ikisi de insanın ruhuna hitab ediyor...   Devamı

09 01 2010

Ben bu muyum?

Ben bu muyum? |  görsel 1

  Gayretim yok, gayretsizim Beklentim yok, vaz geçtim Yorgunum Nasıl bu kadar yorulduğuma şaşıyorum Ruhumun nasıl bu kadar durulduğuna Gönlümün nasıl olup da sustuğuna Şaşıyorum "Ben bu muyum?" Diyorum Cevap yok… “Ben” im kaybolmuş Sormuyorum bile nerede olduğunu Onun yokluğu rahatlatıyor ruhumu O sebeple sakinim O sebeple durgunum “Ben” imi bulan getirmesin. Uçurumdan aşağı yuvarlayıversin… (fhl)... Devamı

07 01 2010

Ben kul oldum, kul oldum, kul oldum

        “Acılar, muhabbetten tatlılaşır.  Bakırlar, muhabbetten altınlaşır. Tortular muhabbetten safileşir.  Dertler muhabbetten derman olur. Ölüyü muhabbetten diriltirler. Şahı muhabbetten bende, kul ederler. Allah’a karşı bu muhabbet, ilim neticesidir.  Cahil biri böyle bir taht üzerine nasıl oturur?  O halde; muhabbet ve aşkı, Allah’ın vasfı bil.”       "Aşk geldi, kan gibi damarlarıma derime doldu; beni benden aldı, varlığımı sevgiyle doldurdu Vücudumun bütün cüzlerini dost kapladı, benden kalan bir od ancak, ötesi hep O.” “Bizim bu sarhoşluğumuz kızıl şaraptan değil, bu şarap sevda kadehinden başka bir kadehte bulunamaz Sen, benim şarabımı dökmeye geldin ama, öyle bir sarhoşum ben ki şarabım meydanda değil.” “Gerçekten de hem kahrına âşıkım O’nun hem lütfuna. Ne şaşılacak bir âşıkım ki bu ikisini de sevmedeyim ben.” “Bu dünya pazarında sermaye, altındır; oradaki sermaye de aşktır, yaşlı iki gözdür.” “Âşıklık gönül iniltisinden belli olur; gönül hastalığı gibi hiçbir hastalık yok Âşığın hastalığı, hastalıklardan apayrıdır; aşk, o Tanrı sırlarının usturlâbıdır Aşk ister bu yandan olsun, ister o yandan; sonunda o yana kılavuzdur bize.”   “Allahım; ben kul oldum, kul oldum, kul oldum, Kulluktaki vazifemi yapamadığımdan utanarak başımı eğdim. Her kul, kapısından azâd olduğunda sevinir, Bense ne zaman sana tam kul olursam o vakit şâd olurum.”   (Hz. Mevlana)   ... Devamı

06 01 2010

Lutfet Allahım! Ayılmayalım...

      Dağlar, ovalar, denizler, ırmaklar, ağaçlar, nebatat, hayvanat Semalar, güneş, ay, yıldızlar, gezegenler, galaksiler Evren, kainat Gök ve yer… Can ve canan… Birinden inen rahmet yağmurları Diğerinde ana kucağı toprak Gök gönderir, yer bitirir İlmek, ilmek, tel, tel, perde perde, Kainatı Rabbim süsler… Renklerin sırrı, dile gelir, her nefhada… Yaratılan her şey yaratıcısını hayran olur seyreder Kah biz gökleri seyrederiz, kah gökler yerleri… Alemler bizi seyreder, biz alemleri Hepsi mest, hepsi hayran tespih ederler El- Kebir’i Arşı taşıyan meleklerin tespihi… Subhanallahi ve bihamdihi Biz mest, sermest; gönlümüz titrer, ruhumuz kanatlanır uçar gider Elest bezminde içmişiz Hak şarabını, Allah aşkından sarhoş olmuşuz Ayılmayalım, öylece kalalım Ya Rabbi! (fhl)... Devamı

06 01 2010

Ay doğdu üzerimize

  Muhteşem Mekke ve Medine görüntüleri ile birlikte "Taleal bedru aleyna" ilahisi Mısırlı meşhur sanatçı Oum Kalsoum' ün sesinden       Devamı

05 01 2010

O zaman her şeyi ile dünya önüne serilir...

    Çevrende herkes şaşırsa, bunu da senden bilse, sen aklı başında kalabilirsen eğer;   Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır, hem kendine güvenirsen eğer;   Bekleyebilirsen usanmadan;   Yalanla karşılık vermezsen yalana;   Kendini evliya sanmadan kin tutmayabilirsen kin tutana;   Düşlere kapılmadan düş kurabilir, yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer;   Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir, ikisine de vermeyebilirsen değer;   Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,  kandırabilir diye safları, dert edinmezsen;   Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz, koyulabilirsen işe yeniden;   Döküp ortaya varını yoğunu, bir yazı turada yitirsen bile, yitirdiklerini dolamaksızın dile baştan tutabilirsen yolunu;   “Yüreğine, sinirine dayan” diyecek direncinden başka şeyin kalmasa da, herkesin bırakıp gittiği noktada, sen dayanabilirsen tek;   Erdemli kalabilirsen;   Unutmayabilirsen halkı, krallarla gezerken;   Dost da düşman da incitemezse seni;   Ne küçümser, ne büyültürsen çevreni;   Her saatin her dakikasına emeğini katarsan hakçasına;   Her şeyi ile dünya önüne serilir…   Üstelik oğlum, adam oldun demektir...   Rudyard Kipling ( 1865-1936 )  ... Devamı

04 01 2010

Sen ruhun ile gönlünün nerede olduğuna bak

  Her ayrılık, gitmek değildir Her gidiş de ayrılık değil…   Sen ruhun ile gönlünün nerede olduğuna bak Bedeninin nerede olduğuna değil…   Dizimin dibinde olan, en uzağımdır da Deniz aşırı olan yüreğimin içindedir…   Sen gidenin, gittiğine üzülme Hiç önemli değil,   Gitmesine izin veren, dilerse geri getirir… Gitmek onun elindedir de Geri getirmek “ el Cebbar” olanın elindedir…   Şunu da deme; “ gitmesi, kaderimizmiş.” Öyle değil! Bana inan öyle değil! Hele bir "canı gönülden" dönmesini iste,  kaderiniz "birlik" olur…   “Dönerse anlamı yok” da deme, gönlünle çelişme El Cebbar olan, kırılan kemiği milimi milimine birleştirir…   “Ya, benim gönlüm o ne olacak” deme, onu da deme Ne kadar çok olgunlaştın bu acı ile inkar etme…   Gitmesi seni inşa etti, yıkıp perişan etmedi Allah’a kaçtın da O’nda eğlendin…   Hasılı yaşadığın acıları yabana atma Kişiyi acıları derinleştirir...   Teşekkür et,  minnettar ol yaşatana Duacı ol sağlığına…   Ne olursa olsun sevmekten de vaz geçme… Burada birbirini seven ahirette birbirinindir   Orada ikilik yok, kıskançlık yok, sen ben yok… Kınayan yok, her şey seven gönüllerindir (fhl)... Devamı

04 01 2010

Gönülde biten güller ebediyyen solmaz...

"Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde Dikenin itibarı gül himayesinde…"       "Toprakta biten güller solar gider Gönülde biten güller ise daimidir…" Hz. Mevlana (k.s.)  ... Devamı