fatmahale
22 Takipçi | 0 Takip
11 08 2010

Hoş Gel! Hoş Kal!

 

 

 

 Bir anlamı "yanmak" olan "Ramazan" günahlarımızı, kötü ahlaklarımızı yak ki; olgunlaşalım...

Bir anlamı "yağmur" olan "Ramazan" gönlümüzü, ruhumuzu yıka ki; tertemiz olalım...

İhsanı, bereketi bol "Ramazan" maddi manevi ihsanlarından mahrum etme ki; kanalım...

Gözümün nuru olan "Ramazan" "Hoş Gel", "Hoş Kal" "Hoşluk Bul" ki seninle iki cihanda dost olalım...(fhl)

 

          "AMİN" DİYELİM GÖNÜLDEN...

Merhaba ey şehr-i müfahham (kerem sahibi ay)…

Merhaba ey başımıza, semamıza tac olan rahmetle bilenmiş hilal-ı mücella…

O Ruşeni Tîğ-i yâr (sevgilinin kılıcı) göre nefs, “Halilullah’tan yüzümüz nuru can bula; Allah’ın kurbanlığından tercümanımız ola.

 “Oruç ay’ının hilali gibi gönüller tezkiye ile incele, mağfiret ve tefekkür dola,

Cehennem kapısına takva kilidi vurdu mu imân, cennet o cennet ola .

Hablullah (Allah’ın ipi)’da sırat-ı müstakim üzere sıralanmış ümmeti Muhammedî’nin edeb ve sabır selametinde dirliği, imân imâmesi’nde birliği bâki, tesbîh-i tezekkürleri daim ola. Topraktan, ateşten, sudan ve rüzgârdan dikilmiş olan beden hırkasını çıkarıp, atana, Aşk ihramı bürünene melekût mübârek ola.

Ümmetin ve mahlukatın hayrı ve selameti için hizmet görene, rızıklar bol ola.

Merhamet ipine sarılıp, beden kuyusundaki hapislikten kurtulma niyâzında olan, Yusuf aleyhisselamın çağrısını duy, duy ki gönüllere zemzem ikram ola.

“Külli şey’in hâlikun illâ vechehu O’nun zatından başka her şey helak olacaktır.”; varlığın nûrunu (bu söz) anlamlandırana, batın zâhir ola. Meca’ ile batn-ı pâkine taş bağlayan, dünyaya rağbet eylemeyen seyyüdü’l-beşer Resûl-u Kibriya aşkıyla nefsin başın ezene, şefaat-û Nebi nasib ola.

Hikmet ve manevi lütuf yağdıran Ramazan’ın sabır ve rahmet bulutundan abdest alan can evi daim pür-nûr ola.

Aşk ve imân sancağıyla oruç kalkanı kuşanan cengaverin nefsiyle gazası mübarek ola. Gözüne harama ve kusura mil çeken, gönül gözü açıkların seyrü-seferi hayrola.

Vücûd-u şehrde esen ihtiras ve tamâ fırtınalarını oruç iklimi ile dindirebilenin nefesindeki Hû demine sefalar ziyade ola.

Yüce Rabbimiz, bu mübârek ay’da (şeb-i kadr hürmetine) kalb-i Muhammedî’ye inen Kitab-ı İlâhisiyle kalblerimizi ilim, hikmet, nûr ve sürûruyla süsleye, ser tâ kadem zübde-i ahlâk Efendimizin ve onun sevdiklerinin ahlâkı ile ahlaklandıra,  mucizevî kudret-i Kibriyâ ile bir âyet-i kübrâ kıla.

Sözünün evvel ve ahirini bilenden, Lafz-i Rahmeten lil alemin’den gayrısın susandan, Hayy’dan gelip Hû’ya giden; Hak konuşup, Hakk ile hamuş olanların dillerine, son nefeste kelime-i tevhid ikrarı kolay ola.

Âhiret yolculuğumuzda namaz başucumuzda, zekât sağımızda, oruç solumuzda bize yoldaş ola, agûş-ı makber (mezar avucu, içi) elinde tekbiri destur ola, bâkıyleri selamette ola.

Allah’a kullukta zenginlik bulan, muhtaçların, mazlumların feryatlarına bîgâne kalmayan fakirlerin bir hurma veya içecek su ikramındaki servet ve sevap hayrına, nân-u nimetleri müzdâd, infâk huzuru daim, ibadetleri makbul ve kabul ola.

Namazlarından kendilerine yalnız uykusuzluk kalan, geceleri nice terâvih ve teheccüd namazı kılanların secdesine Hakkel yakin muradı hayr ile hasıl ola.

Hak yoluna vefa ayağını koyana oruç ve namaz Allah katında makbul ola.

Ramazan-ı şerif ruhaniyeti ile ömür ve akıbet ber-devam ola, mü’minin son nefesini bayram saadetiyle ve huzûr ile verebilmeyi, Cenâb-ı Hakk’ın rızasında kulum, Resûl-u Kibraya’nın ümmetimden dedikleri arasında olmayı cümlemize nasip kıla.

Ey merhametlilerin merhametlisi Rabbimiz! “Oruç ay’ının mükafatını Ben veririm” buyruğu Efendimiz muştusuna, yalnızca Senin rızana ermek için tuttuğumuz oruca, kıldığımız namaza, benliğimizden Sana sığındığımız duâmızda, Habib’ine ve ehl-i beyti Mustafa’ya salavatımıza, bu âciz kullarının niyâzına “Amin” Sen’den nasip ola.

 

Âsitâne Mevlevi Kültür Dergisi

 

 

  

54
0
0
Yorum Yaz