gönül mevsimi

4/11/2009 - GENÇ ANNENİN BANA VERDİĞİ DERS

GENÇ ANNENİN BANA VERDİĞİ DERS

“YALAN DÜNYADA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN”

Geri döndüren gördün mü geçmişi
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç Toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan

               Size desem ki: “karaciğer kanseriyim. İki aylık ömrüm kalmış. Beş buçuk aylık bebeğimde aynı şekilde… Benim için her şey bitmiş, bebeğim için karaciğer nakli bekliyoruz” Siz bana bu iki ayı nasıl değerlendirmemi söylersiniz?”

                Bu gün Fetva nöbetimde birden bire şok edici bu sözler aklımı başımdan aldı. Ne mi derim? Ne söylerim? Kim, kime ne akıl versin? Aklı olan kim ki; aklı karşısındakinin derdine deva etsin? Bu soruları kendime sorarken, telefonun diğer ucunda yirmi sekiz yaşında gencecik annenin hıçkırıkları, hüznü ve sessizliği artırdı.

                 “Çürüyorum hocam! Kanser her yerimi sarmış. Karaciğerim bitmiş. Gözlerimin altı mosmor, rengim sarardı. Avuçlarımın içinin, ayaklarımın çürüdüğünü hissediyorum. Ölüyorum, ölümü bekliyorum. Minicik bebeğim mecalsiz yatıyor, çok halsiz. Annem ikimize birden bakıyor.

                Biliyor musunuz hocam ben okumanın derdinden, hırsından namazlarımı bile kılamadım, uzun süre. O kadar üzülüyorum ki; on üç yıllık namaz borcum var nasıl kaza edeceğim. Sevdiğim adam benimle evlensin diye yirmi hatim adadım, Rabbime, okumaya bile başlamadım. Tutamadığım oruçlar var, nereden başlayayım, nasıl yapayım? Kaza namazı kılmak istesem, ağrılardan, halsizlikten gücüm yetmiyor.

                Hem ben nişanlıyken eşimin elinden de tutmuştum, nikahımız olmadığı halde, şimdi onların günahını nasıl ödeyeceğim?

                Allah beni affeder mi? Hayatım boyunca mükemmeliyetçi oldum, hiçbir şeyi şansa bırakmadım. Doksan alınca sınavdan oturur ağlardım. İşe geç kalmamak için sabah ezanları ile evden çıkar, namazımı kılmadan servise koşardım. Benim gibi ilk önce kendini düşünen Rabbine kulluk etmeyen birini Allah affeder mi?” Anlatıyor, ağlıyor. Yine anlatıyor, yine ağlıyor. “Yalanmış hocam! Dünyada ölümden başkası yalanmış.”

                Ben Kuran kursuna gittim iki yıl. O kadar hevesli idim ki Kuran okumaya, on bir yaşımda yedi kez Kuran’ı hatmettim. Hafız olacaktım, vazgeçtim, okumaya karar verdim ve İmam Hatip lisesine devam ettim. Liseyi birincilikle bitirdim. Üniversitede istediğim bölümü kazandım. Sabahlara kadar ders çalışırdım. Çok sevdiğim bir delikanlı vardı: “Allahım! O’nu bana yazarsan, yirmi Kuran hatmi adıyorum sana diye adaklar bile yaptım. Evlendik. Eşim dünya tatlısı, cennetlik birisidir. Çok şeyi birlikte paylaştık. Bir arada olduğumuzda zamanın nasıl geçtiğini bilemezdik bile. Çok güzel bir işim oldu. Sabahın erken saatlerinde zamanında yetişmek için işime koştururdum. Çocuk sahibi olmak istedik ve Allah bana onu da lütfetti, hamile kaldım. Hamileliğim esnasında hepatit B virüsü taşıyıcısı olduğumu öğrendik. “Kendime çok dikkat etmemi, bebeğe bulaşmayacağını” söyledi doktorlar. Artık dilimde dualarım: “Allahım! Lütfen bu hastalık bebeğime bulaşmasın. O’nu bana bağışla.” Diye çok dua ettim, hem de çok…

                Çok araştırma yaptım ve bebeğimi normal doğumla dünyaya getirirsem belki riskli olur diye düşünüp, çabucak dünyaya gelsin ve hastalık onu etkilemesin düşüncesi ile  sezeryanla doğum yapmaya karar verdim. Doğumda ne olduysa oldu, bebeğe de bulaştı.

                Tevekkül etmeyi bilmiyormuşum ben. Araştırıyorum, aklımın en uygun bulduğunu doğru kabul ediyorum. Normal doğumu bebeğime Hepatit B bulaşmasın diye kendim istemedim. Halbuki Allah verirse normal doğumla da verir, sezeryanla da, ben ince hesaplar yaptım… Sezeryan ameliyat vücuttaki virüsleri azdırırmış. Kanser virüsü azdı, sezeryan yaralarım iyileşsin diye içtiğim antibiyotikler karaciğerde birikip toksik etki yapmış, karaciğerimi tüketmiş. Sarılık siroza, siroz birden kansere çevirdi. Yerimden kalkamaz oldum. Dayanılmaz ağrılarım oldu.  Bağışıklık sistemim bitmiş, çürüyorum hocam…”

                Şimdi sadece Rabbimi düşünüyorum. O’nunla aramı düzeltmek istiyorum, lütfen bana yol gösterin. Son durağım O’nun yanı, kimsenin bana hiçbir faydası yok. Allahım! Beni affeder mi?

                Eminim herkesin vereceği çok güzel cevaplar vardır. Ben sadece Allah seni çok seviyor, sevmekten de bir an bile vazgeçmedi. Nişanlı iken eşinin elini tutmanı sıkıntı etme,  Allah o kadar büyüktür ki; O’nun büyüklüğü yanında senin bu hareketin çok basit kalır. Settar ismi ile örter de sen bile bilemezsin. Sen sadece Allah’a dair zannını çok yüksek tut. Allah kulunun zannına göredir. İyileşeceğini düşün, bu zannını yüksek tut. Affedeceğini düşün ( ne günahı vardı ki?) bu zannını da yüksek tut. Kulun Rabbi hakkındaki zannı, Rahman katında Hak olur, tüm zanniyetini kaybeder.

                O’nun anlattıklarının yanında benim sözlerim basit kaldı. Telefon numaramı mail adresimi verdim, kendisini ziyaret etmek istediğimi söyledim.

Genç anne bana çok şeyler öğretti. Hayata dair, hikmete dair dünyadaki yaşantımıza anlam arayışımıza dair alınacak ders varsa şayet; bu ders benim kelimelerim de değil, genç annenin yaşadıklarındadır…

               Rabbim O’na güç versin, kuvvet versin, her an O’na yardım etsin. Bunları yazdım ki; sizler de dua ediniz. Müminin, mümine ettiği duayı Allah kabul edermiş.  

Zaman kendine benzetmez herkesi
Hesapsız açar baharlar pembeyi
Açmadığın dalda sözün geçer mi
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan

Sitem etme haberi yok dağların
Ellerini gözlerinle bağladın
Faydası yok geç kalınmış figanın
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Etiketler : HAYATIN GERÇEĞİ

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


0 yorum yazilmistir
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Allahım! Perîşan kalbime hayat, karışmış aklıma istikâmet ver…

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

sema alem muhabbet Mevlana Şems etme Dünya adam olmak el Cebbar kader gönül gül ölüm yok aşıklar Hayat mektep ağaçlar hep kahır cem karaca bağlanmayacaksın can yücel

Arkadaşlarım

abdullaheren
vaktivisal
Blogcu Yardım
ayvenur ...
dilsizmutercim
suudiden
chamdali
mutluhayat
safakkk
gonulargumanlarim
xeo
Dr. Ahmet Emin Seyhan
canesma
sevimsaplar
kaderle
yasar ceylan
hayyalelfelah
mimney
esmalale
uyanangenclik
debuokyanus
mezarbek
huzursokagisohbet
MÜREKKEP LEKESİ
gercekyolislam
kurantevhidsunnet
tanrimisafirlerim
sewqican
salim ...
YEMEK SEFASI
melihhami
carpe
CAN RECEP ASLAN
maneviiklim
ebu derda
mervevural
gulaysenur
sedda