fatmahale
22 Takipçi | 0 Takip
17 11 2007

BU KURBANDA EZBER BOZALIM

             BU KURBANDA EZBER BOZALIM

            Yeni Şafak gazetesi köşe yazarlarından Fehmi Koru’nun, Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Emin Çölaşan için söylediği bir söz aklıma gelir hep. Meğer bizim Çölaşan hep Menemen Vakası’nın yıl dönümü yaklaştığında arşivdeki geçmiş yıllardaki yazısını çıkarır aynı yazıyı ısıtır ısıtır önümüze sürermiş. Fehmi Koru bu; yakından takip etmiş bu önemli olayı! Aydınlatmış. Birbirlerini o kadar iyi takip ediyorlar ki; iş arşive kadar gidiyor.

            Her neyse benim derdim her yıl dönümünde aynı yazıyı çıkaran Emin Çölaşan değil de onun tarzını kapmak korkusu… Neden diye soracak olursanız? Kurban bayramı yaklaştı ya hep cemaatimizin içinden aynı tip sorular, aynı tip tartışmalar, hep aynı şeyleri anlatmak durumunda olmamız... Şöyle bir baktım kendime; ben hep de aynı şeyleri konuşuyorum, konu kurban olunca. Birileri de bizi arşivlese yandık.

            Hep aynı dava; hayvan katliamı… Hüseyin Hatemi’yi severim. Yazıları hoşuma gider. Ama konu kurban olunca… Yazılarında yine aynı şeyleri söylüyor: ‘Kan görme hastalığımız; kurban kesmek.’ Bu zat gibi düşünenlerin sayısı hiç de az değildir, Beşiktaş’ta. ‘Kurban kesmeyelim sadaka verelim.’ Aynı şeyi hac içinde söylerler: ‘ hacca gitmeyelim sadaka verelim.’ Gerçi bana sorarsanız, sadakayı, en çok kurban kesenler veriyordur; hacca gidenler veriyordur, o ayrı mesele tabi…

            Bunların sözlerini dinleyince de aklıma hep bir huzur evi gelir. Şimdi bizim inekler, koyunlar, son zamanlar da tam da bir fıkraya dönüşen develer için açılmış olsun. Yani bu kurbanlık hayvancağızlara ömrünüzün ahir vaktini huzur içinde geçiriniz diye açmış olalım. Fıkra gibi… Ecelleriyle ölsünler, kesilmesin mübarekler. Bu çok hayvan severlerin düşüncesi ya! Birde o hayvancağızlara sorsak ne derler acaba?

           Babaannemin bir sözü vardı: ‘her koyun kurban olmaz, her gelin lohusa ölmez.’ Diye. Bu çok büyük bir rütbedir zira. İşin içinde kutsallık vardır. Dünyaya bir evlat getirmek kutsaldır. Allah için kurban edilen havan da kutsaldır; zaten kendisi için tayin edilen ölüm kesilerek ölmektir. Çünkü kesilmeden eceliyle ölen hayvan necis kabul edilir ve yenmez. Allah o hayvanları bu görev ile yaratmış. Hiçbir ıspanak ‘beni nasıl olur da yersiniz’ demez. Hiçbir arı da: ‘ben bal yaparım siz yersiniz, bir daha size bal yok.’demez. Kainatta insanoğlu müstesna tüm yaratılan yaratılışına muhalif davranmaz. Koyunların kurban da kesilmeyelim diye açlık grevine girdikleri de vaki değildir. Gören varsa cahilliğime versin, ben görmedim.

           Hele balıklar! Onların ölümleri koyununkine de benzemez, daha çok can çekişirler. Bakın buna şimdiye kadar kimse değinmedi. Neden atladılar acaba? Söz konusu olan bir canlının hayatına son vermekse atlanmamalı idi… Kan yok ya! Belki de ondandır; siz kandan haber verin üstadım.

            Bana sorarsanız madem bu hayvanların kesilmelerine karşı ise bazı zevat, samimi ise bir de; görelim kendilerini bu kampanya bayramdan sonra da devam etsin. Marketlerin camlarını kırıp; tüm salam, sosis, bilumum et ürünlerini, meydanda yaktığımız büyük bir ateş içinde yok edelim.

            Ha! Bir de hindiler var, atlamayalım, geçmeyelim. Yılbaşında, hindi koruma komiteleri kurup; Evine hindi götürüp, çam ağacı kombinasyonunu tamamlamaya çalışanlara göz açtırmayalım. O da bir canlı niçin düşünemiyoruz!...       

            Biz de nasıl bir empati yeteneği gelişmişse fıtratı unutup o hayvanın yerine kendimizi koyup üzülür ağlar kurban edilen hayvanlar adına karalar bağlarız. Gözümüzle görmediğimiz kesilme hadiselerine ses çıkmaz da kurban bayramında her şey göz önünde ya; feryat et korkma sesin yankı yapar zira…

 

8
0
0
Yorum Yaz