Gönlüme Ne Diyeceğim
Ağyârın ağzından duydum yârin geleceğini
Vakit geceydi, karanlıktı, yapış yapıştı
Yârin ayaklarına taş değmesin diye gelirken
Bütün uyku kuşlarını azat ettim
Geceye ay oldum ben...
Gül bahçelerinde demlenmiş meltemleri çağırdım
Gülsuyuyla yıkadım ufukları
Gözcüler bıraktım kapılara
Yük hangi yöne ağdırsa ağırlığıyla
Öte yöne tay oldum ben...
Gene bir müjdeyle kör kütük sarhoş oldum
Gene her kadehteki şarap yârin adı
İçtikçe çözüldüm, sabrım kalmadı
Fırlamak üzere ok olan canım
Hasretle gerilmiş bir yay oldum ben...
Uzaktan geçip gidiyor kervân uzaktan
Belki/ler eğiriyorum ince ince
Birisi dese ki işte o geldi
Ne kadar kızıl bakır gece varsa
Hepsine o anda kalay olurdum ben...
Nasıl gireceğim artık konuğu gelmeyen eve
Helâl sofralar donatan gönlüme ne diyeceğim
Yol kenarlarına dizilmiş ağaçlara
Yalnızlığın hangi rengini giydireceğim?
Kurban kimliğimle pay pay oldum ben...
Diyelim ağyâr zevk için yalan söyledi
Sanki yâr bilmiyor muydu beklediğimi?
Kokusu vurup geçti, kendi gelmedi
Gün doğacak, düğün gecemizse yaralı
Yine ele güne rüsvay oldum ben...
(Bahattin Karakoç)
*
Gözlerini Getir
Gözlerini getir yarı umutsuzluğum
Yaprak gibi döküleyim önüne
Solayım, beter olayım
Gözlerini getir, Öleyim...
Bilmeden çocukça sevildiğini,
Ve bayram sabahınca beklendiğini,
Kaf Dağı’ndan güneş getirir gibi,
Gözlerini getir.
Getir gözlerini, Öleyim...
Kimsesizim,
İlk kez bu kadar suskunum
Sana söyleyemiyorum
Yıldızlara uzanmışım her akşam
Ve bağlanmış,
Ve kınanmış,
Ve hep karşında yitirmişim.
Ne olur, gözlerini getir
Ustam! Getir gözlerini, Öleyim...
Ben biraz şairim, biraz divane,
Çarmıha gerseler öldüremezler
Sırrım saçımda değil, yüreğimdedir
İstersen dost, istersen düşman gibi
Gözlerini getir.
Ustam! Getir gözlerini, Öleyim...
Ben yine kaybettim, görmüyor musun?
Şafak yangınından yaralı çıktım
Ve ben ustam, Gözlerinle yakılası bir şiire başladım
Kaçtıkça sana döndüm.
Ve artık gülü bıraktım,
Menekşe yaprağını,
Kitaplarımı,
Suskun maceramı...
Bu şiir bitsin
Bana, peşini bıraktığım bir hayatı değil,
Gözlerini getir.
Ustam! Getir gözlerini,
Öleyim...
(Arif Nazım)
*
Kapısına dayadım kulaklarımı kovmaz ya yeğdir
Ne dersen de, dinlemeye hazırım
Yüreğim mekiktir, sesini sarar
Bakışında parlar beyaz huzurum
Bir karınca yuvasına yol arar
Bekletme, nazlanma, konuş ne olur,
Sensizlik bir çöldür ölümü solur,
Geç kalan gelişler ne işe yarar
İntizarım yoktur, inkisarım var.
(Bahattin Karakoç)