25/12/2009 - Küllü yevmin aşura küllü arzin Kerbela; her gün aşura, her yer K
Şah Hüseyn’in firkatine ağlayan gelsin beri
Âh u vah edip dem â dem ağlayan gelsin beri
Ey Fuâdî hal ile irşad olan gelsin beri
Ah Mevlam dost Hüseynim, dost şehid-i Kerbela

Sîne sûzan, dîde giryân kalbi nâlandır bu an
Ya Rab bizi dûr eyleme evlâd-ı Ali'den
Nusret bulayım dem be dem imdâdı Ali'den
Meydân-ı muhabbetteki feryâdı Ali'den
Ekmel-i ala-i resulü kibriya' dan dır Hüseyin
Cevheri ferdi Aliyyül Mürteza' dan dır Hüseyin
Böyle bir pak neseptir evliyadandır Hüseyin
Haline gökte melekler yerde insan ağlasın

Kurretül ayni Habibi Kibriyasın Ya Huseyn,
Nuri çeşmi şahı merdan murtezasın Ya Huseyn,
Ehli mahşer dest-i Hayder’den içerken kevseri,
Sen susuzlukla şehidi KErbela’sın Ya huseyn,
Kıl şefaat arif’e ceddin Muhammed aşkına,
Arsa i mahşerde makbul lerrecasın Ya Huseyn,
(Kâhyazade Arif Bey)

Bu gün mah-ı Muharremdir, muhibb-i hanedan ağlar.
Bu gün Eyyam-ı matemdir, bu gün ab-ı revan ağlar.

Hüseyn-i Kerbela’yı elvan eden gündür.
Bu gün Arş-ı muazzamda olan âli divan ağlar.
Bugün Âl-i abanın gülşeninin gülleri soldu,
Düşüp bir ateş-i dilsuz, kamu ehl-i iman ağlar.
Bugün Gülzar-ı Muhtar-ı Hüda’ya bir hazan esti,
Zemine düştü vaveyla, felekte kehkeşan ağlar.
Bugün hunbar olur gözü elbet Haydar-ı Kerrarın
Görür Zehra’yı hun efşan, Resul-i âli şan ağlar.
Bu gün evlad-ı Haydar, hem dahi ahfad-ı Peygamber
Döküldü gül gibi yerler yüzüne, asuman ağlar.
Gülistan-ı Muhammedin Gül-i hamraların derdi
Yed-i kahr ile ol gaddar, bu gün devr-i zaman ağlar.
Risalet gül gülistanı, nübüvvet bağu bostanı
Hüseyni ol nuristanı gören Pir ü civan ağlar
Güruh-i hanedana Lütfiya kurban ola canım
İla yevmil kıyame can ile ehl-i iman ağlar.”
(Nakşibendi Şeyhi Alvarlı Efe Hazretleri)
Geçeriz dünyada canı canandan
Kerbelada akan kandan geçmeyiz
Geçeriz ukbada bağı cinandan
Kerbelada akan kandan geçmeyiz
Hüseyin bizim canımız cananımız
Hasan dahi dinimiz imanımız
Kırılsak da pirimiz civanımız
Kerbelada akan kandan geçmeyiz.
(Muzaffer Özak)

“Seyyidlerin serçeşmesi Hasen ile Hüseyn’dir”
Şehitlerin ser çeşmesi evliyanın bağrı başı
Fatma ana gözü yaşı Hasan ile Hüseyin’dir
Hazreti Ali babaları Muhammed’dir dedeleri
Arşın iki gölgeleri Hasan ile Hüseyin’dir
Dedesiyle bile varan Kevser ırmağında duran
Susuz ümmete su veren Hasan ile Hüseyin’dir
Kerbela’nın yazıları şehit düşmüş gazileri
Fatma Ana kuzulari Hasan ile Hüseyin’dir
Kerbela’nın ta içinde nur akar siyah saçında
Yatan al kanlar içinde Hasan ile Hüseyin’dir
Eydür ''yunus'' dünya fani bizden evvel gelen kani
İki cihanın sultani Hasan ile Hüseyin’dir.
Ayetler ile bilinen her yerde hazır bulunan
Cennet içinde salınan Hasan ile Hüseyin'dir
Bunda Aşura eyleyen, hem ruhunu şad eyleyen
Anda şefaat eyleyen, Hasan ile Hüseyin'dir.
Muhammed dürür dedesi, gayet oldu gün ısısı
Evliyalar ser-çeşmesi, Hasan ile Hüseyin'dir
Kanlı gömleğini alan, düşmanına karşı duran
Yezid'e kılıçlar salan, Hasan ile Hüseyin'dir
Yunus, ey dür onda kalan, bu dünyanın sonu viran
Kerbela'da şehit olan Hasan ile Hüseyin'dir.
(Yunus Emre)
Hüseyin attan düştü, sahra-i kerbela'ya
Cibril var, haber ver, sultan- ı enbiya'ya
Hasanım ağu içti, leb-i sükker ah çeker
Hüseyin attan düştü, kime şikar ah çeker
Nerde kalmış acaba, bak zülfikar ah çeker
Ali'nin on bir oğlu, yerde yatar ah çeker
Fatma ana ciğeri sızlar sızlar ah çeker
Hüseyin attan düştü, sahra-i kerbela'ya
Cibril kurban haber ver sultan-i enbiyaya
Cümle kureyş ensarı düştü ah-u figana
Ali, Yezid boyadı çifte kuzun al kana
Ey server-i enbiya sen bunu de sübhana
O gün ola göreydim yezid düşe divana
Sıratta seyredeydim geçeriken o yana
Hüseyin attan düştü, sahra-i kerbela'ya
Cibril kurban haber ver sultan-ı enbiyaya
Medine dağlarında susamla sümbül ağlar
Dağlar inim iniler sular sarhoş sel ağlar
Cümle kuşlar figanda vah dertli bülbül ağlar
Viranede baykuşlar hû çeker yıl yıl ağlar
Kerbela’ya kulak ver sahra ağlar çöl ağlar
Lanet olsun yezid'e şah-u geda kul ağlar
Ey mürteza gel yetiş binekte düldül ağlar
Hasanım ağu içmiş gözyaşları sel ağlar
Kerbela imdat ister gözedirler yol ağlar
Hüseyin attan düştü, sahra-i kerbela'ya
Cibril kurban haber ver sultan-i enbiyaya
(İlhan Ertem’in derlediği Sabahat Akkiraz’ın seslendirdiği bir ilahi)
Cûşeyleyip belâya mânend-i mevc-i tufan
Keşti-i ehl-i beyti kıldı şikest ü viran
Maktul olup serâser ashâb-ı âli zîşan
Yektârev oldu ol meh çün âfitâb-ı rahşan
Her yandan etti savlet hınzır-veş Yezidan
Sertâbepâ vücudun zahm eyleyüp kızıl kan
Düştü Hüseyn altından sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril var haber ver Sultan’ı Enbiyâ’ya
(Kâzım Paşa)
Ey şehid-i Kerbela’ya ağlayan
Ağla matemdir Muharrem’dir bugün
İnle matemdir Muharrem’dir bugün
Ateşi hasretle sine dağlayan
Ağla matemdir Muharrem’dir bugün
İnle matemdir Muharrem’dir bugün
Sinede serde gerektir ağ ola
Kanlı yaş didede ırmak ola
Ger dilersen menzilin uçmak ola
Ağla matemdir Muharrem’dir bugün
İnle matemdir Muharrem’dir bugün
Kimdir ol şahı şehid-i Kerbela
Nuri çeşm-i Murteza Ali aba
Anın ceddidir Ali hem Mustafa
Ağla matemdir Muharrem’dir bugün
İnle matemdir Muharrem’dir bugün
Cihari yar ile Muhammed ey seyyit
Oldular temsim-i zahm ile şehit
Kıydılar rahmetmeyip bunca yezid
Ağla matemdir Muharrem’dir bugün
İnle matemdir Muharrem’dir bugün
Ey Sezai bilmiş ol şah Hüseyin
Cümleye sevmektir anı farzı ayn
Şeksiz ehlullah oldu nuru ayn
Ağla matemdir Muharrem’dir bugün
İnle matemdir Muharrem’dir bugün

|