gönül mevsimi

7/1/2010 - Lutfet, ayılmayalım Ya Rabbi!

 

Dağlar, ovalar, denizler, ırmaklar, ağaçlar, nebatat, hayvanat

Semalar, güneş, ay, yıldızlar, gezegenler, galaksiler

Evren, kainat

Gök ve yer…

Can ve canan…

Birinden inen rahmet yağmurları

Diğerinde ana kucağı toprak

Gök gönderir, yer bitirir

İlmek, ilmek, tel, tel, perde perde, Kainatı Rabbim süsler…

Renklerin sırrı, dile gelir, her nefhada…

Yaratılan her şey yaratıcısını hayran olur seyreder

Kah biz gökleri seyrederiz, kah gökler yerleri…

Alemler bizi seyreder, biz alemleri

Hepsi mest, hepsi hayran tespih ederler El- Kebir’i

Arşı taşıyan meleklerin tespihi…

Subhanallahi ve bihamdihi

Biz mest, sermest; gönlümüz titrer, ruhumuz kanatlanır uçar gider

Elest bezminde içmişiz Hak şarabını, Allah aşkından sarhoş olmuşuz

Ayılmayalım, öylece kalalım Ya Rabbi!

(fhl)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : sema,alem

6/1/2010 - Ben kul oldum, kul oldum, kul oldum

 

 “Acılar, muhabbetten tatlılaşır.

 Bakırlar, muhabbetten altınlaşır.

Tortular muhabbetten safileşir.

 Dertler muhabbetten derman olur.

Ölüyü muhabbetten diriltirler.

Şahı muhabbetten bende, kul ederler.

Allah’a karşı bu muhabbet, ilim neticesidir.

 Cahil biri böyle bir taht üzerine nasıl oturur? 

O halde; muhabbet ve aşkı, Allah’ın vasfı bil.”

 

 

"Aşk geldi, kan gibi damarlarıma derime doldu; beni benden aldı, varlığımı sevgiyle doldurdu

Vücudumun bütün cüzlerini dost kapladı, benden kalan bir od ancak, ötesi hep O.”

“Bizim bu sarhoşluğumuz kızıl şaraptan değil, bu şarap sevda kadehinden başka bir kadehte bulunamaz

Sen, benim şarabımı dökmeye geldin ama, öyle bir sarhoşum ben ki şarabım meydanda değil.”

“Gerçekten de hem kahrına âşıkım O’nun hem lütfuna.

Ne şaşılacak bir âşıkım ki bu ikisini de sevmedeyim ben.”

“Bu dünya pazarında sermaye, altındır; oradaki sermaye de aşktır, yaşlı iki gözdür.”

“Âşıklık gönül iniltisinden belli olur; gönül hastalığı gibi hiçbir hastalık yok

Âşığın hastalığı, hastalıklardan apayrıdır; aşk, o Tanrı sırlarının usturlâbıdır

Aşk ister bu yandan olsun, ister o yandan; sonunda o yana kılavuzdur bize.”

 

“Allahım; ben kul oldum, kul oldum, kul oldum,

Kulluktaki vazifemi yapamadığımdan utanarak başımı eğdim.

Her kul, kapısından azâd olduğunda sevinir,

Bense ne zaman sana tam kul olursam o vakit şâd olurum.”

 

(Hz. Mevlana)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : muhabbet,Mevlana

6/1/2010 - Etme...

 

Biricik dostu, gönüldaşı, ruh ikizi Şems'in baskıların artması ile Konya'yı terketmesi üzerine bu ayrılığa dayanamayan Mevlana hz. lerinin, gözyaşları ile gönlünden dökülen beyitler...

Bu beyitler birbirinden ayrı düşmüş, ehl-i dil aşıkların, gönül zikridir...

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : Şems,etme

5/1/2010 - O zaman her şeyi ile dünya önüne serilir...

 

 

Çevrende herkes şaşırsa, bunu da senden bilse, sen aklı başında kalabilirsen eğer;

 

Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır, hem kendine güvenirsen eğer;

 

Bekleyebilirsen usanmadan;

 

Yalanla karşılık vermezsen yalana;

 

Kendini evliya sanmadan kin tutmayabilirsen kin tutana;

 

Düşlere kapılmadan düş kurabilir, yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer;

 

Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir, ikisine de vermeyebilirsen değer;

 

Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,  kandırabilir diye safları, dert edinmezsen;

 

Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz, koyulabilirsen işe yeniden;

 

Döküp ortaya varını yoğunu, bir yazı turada yitirsen bile, yitirdiklerini dolamaksızın dile baştan tutabilirsen yolunu;

 

“Yüreğine, sinirine dayan” diyecek direncinden başka şeyin kalmasa da, herkesin bırakıp gittiği noktada, sen dayanabilirsen tek;

 

Erdemli kalabilirsen;

 

Unutmayabilirsen halkı, krallarla gezerken;

 

Dost da düşman da incitemezse seni;

 

Ne küçümser, ne büyültürsen çevreni;

 

Her saatin her dakikasına emeğini katarsan hakçasına;

 

Her şeyi ile dünya önüne serilir…

 

Üstelik oğlum, adam oldun demektir...

 

Rudyard Kipling ( 1865-1936 ) 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : Dünya,adam olmak

4/1/2010 - Sen ruhun ile gönlünün nerede olduğuna bak

 

Her ayrılık, gitmek değildir

Her gidiş de ayrılık değil…

 

Sen ruhun ile gönlünün nerede olduğuna bak

Bedeninin nerede olduğuna değil…

 

Dizimin dibinde olan, en uzağımdır da

Deniz aşırı olan yüreğimin içindedir…

 

Sen gidenin, gittiğine üzülme

Hiç önemli değil,

 

Gitmesine izin veren, dilerse geri getirir…

Gitmek onun elindedir de

Geri getirmek “ el Cebbar” olanın elindedir…

 

Şunu da deme; “ gitmesi, kaderimizmiş.”

Öyle değil! Bana inan öyle değil!

Hele bir "canı gönülden" dönmesini iste,  kaderiniz "birlik" olur…

 

“Dönerse anlamı yok” da deme, gönlünle çelişme

El Cebbar olan, kırılan kemiği milimi milimine birleştirir…

 

“Ya, benim gönlüm o ne olacak” deme, onu da deme

Ne kadar çok olgunlaştın bu acı ile inkar etme…

 

Gitmesi seni inşa etti, yıkıp perişan etmedi

Allah’a kaçtın da O’nda eğlendin…

 

Hasılı yaşadığın acıları yabana atma

Kişiyi acıları derinleştirir...

 

Teşekkür et,  minnettar ol yaşatana

Duacı ol sağlığına…

 

Ne olursa olsun sevmekten de vaz geçme…

Burada birbirini seven ahirette birbirinindir

 

Orada ikilik yok, kıskançlık yok, sen ben yok…

Kınayan yok, her şey seven gönüllerindir

(fhl)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : el Cebbar,kader

4/1/2010 - Gönülde biten güller ebediyyen solmaz...

"Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde

Dikenin itibarı gül himayesinde…"

 

 

 

"Toprakta biten güller solar gider

Gönülde biten güller ise daimidir…"

Hz. Mevlana (k.s.)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : gönül,gül

4/1/2010 - Ölüm yoktur aşıklara...

 

Gerçeği bilerek ölen aşılar, sevgilinin huzurunda şeker gibi erirler,

Tatlı tatlı ölürler

Bir başka şive ile ölürler hasılı Elest hitabından sonsuzluk şarabı içenler…

Melekler kıskanırken güzelliklerini, adem oğulları gibi ölmezler onlar

Sen aslanlar da köpekler gibi kapının dışında mı ölürler sanırsın?

Yolculukta ölen aşıkları karşılamaya padişah çıkar

Onlar ölmezler, gaip gözlerini açarlar

Aşık olmayanlarsa kör ve sağır can verir giderler

O ay yüzlünün ayak ucunda solar aşıklar

Güneş gibi apaydın olurlar

Birbirlerinin canına can kesilenler, birbirlerinin aşkı ile ölürler.

Ciğerlerinde aşk suyu…

Su gibi ölürler

Aşıklar gökyüzüne kanat açarlar

Münkirlerse cehennemin dibinde geberip giderler

Geceleri sevgilinin derdi ile korkusu ile uyuyamayanlar

korkusuzca huzur içinde ölürler…

Burada ota tapan öküzlerse eşek gibi çürür giderler

Sevgilinin bakışına kapılanlar, güle oynaya feda ederler kendilerini o bakışa

Padişah onları kucağına alır bağrına basar

O bakışa kul köle olan, hor hakir bir halde ölmez

Mustafa’yı arayanlar Ömer gibi Ebu Bekir gibi ölürler…

Ölüm yoktur aşıklara...

Ben bu sözleri öylesine söyledim.

Ey şems! Padişahım! Seni inkar eden ölmez

Sadece gerçeği bilmeyen kapkara kalbi ile kapkara gider

 

HZ.MEVLÂNÂ (K.S) - DİVAN-I KEBİR

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ölüm yok,aşıklar

3/1/2010 - Hayat Mektebi

 

Şebnem Dergisinin Ocak 2010 tarihli 59. sayısında yayınlanan yazım

Hayat Mektebi

Fatma Hale Liman


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : Hayat mektep,ağaçlar

2/1/2010 - Yalan da olsa hoşuma gidiyor, söyle...

Cem Karaca - Hep Kahır 

Dinle/ İzle

Dur! Bırak!
Kaynasın kahvenin suyu...
Bana İstanbul'u anlat, nasıldı?
Bana boğazı anlat, nasıldı?
Haziran titreyişlerle, kaçak yağmurlar ardı...
Yıkanmış, kurunur muydu yine o yedi tepe
Ana şefkati gibi sıcak güneşte...
İnsanlar gülüyordu de,
Trende, vapurda, otobüste…
Yalan da olsa hoşuma gidiyor, söyle!
Hep kahır,hep kahır, hep kahır!
Bıktım be!

Dur! Bırak!
Kalsın, açma televizyonu!
Bana İstanbul'u anlat, nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat, nasıldı?
Beyoğlu sırtlarından,yasak gözlerinle bakıp,
Köprüler, Sarayburnu, minareler ve Haliç'e...
Diyiverdin mi bir merhaba gizlice?
İnsanlar gülüyordu de,
Trende, vapurda, otobüste,
Yalan da olsa hoşuma gidiyor, söyle...
Hep kahır, hep kahır, hep kahır!
Bıktım be...

Dur! Bırak!
Kımıldama, kal biraz öylece ne olur...
Kokun İstanbul gibidir,
Gözlerin İstanbul gecesi,
Şimdi gel sarıl, sarıl bana kınalım.
Gök kubbenin altında, orda da beraber,
Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali,
Hasretimin çölünde sanki bir pınar gibi...
İnsanlar gülüyordu de,
Trende, vapurda, otobüste,
Yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle...
Hep kahır, hep kahır, hep kahır!
Bıktım be...!!!

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : hep kahır,cem karaca

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Allahım! Perîşan kalbime hayat, karışmış aklıma istikâmet ver…

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

sema alem muhabbet Mevlana Şems etme Dünya adam olmak el Cebbar kader gönül gül ölüm yok aşıklar Hayat mektep ağaçlar hep kahır cem karaca bağlanmayacaksın can yücel

Arkadaşlarım

abdullaheren
vaktivisal
Blogcu Yardım
ayvenur ...
dilsizmutercim
suudiden
chamdali
mutluhayat
safakkk
gonulargumanlarim
xeo
Dr. Ahmet Emin Seyhan
canesma
sevimsaplar
kaderle
yasar ceylan
hayyalelfelah
mimney
esmalale
uyanangenclik
debuokyanus
mezarbek
huzursokagisohbet
MÜREKKEP LEKESİ
gercekyolislam
kurantevhidsunnet
tanrimisafirlerim
sewqican
salim ...
YEMEK SEFASI
melihhami
carpe
CAN RECEP ASLAN
maneviiklim
ebu derda
mervevural
gulaysenur
sedda